"Desinler" diye kurulan ve gösterişe dönen iftar sofrası hiç değildir Ramazan.
Ramazan oruç ayıdır. Oruçta sahurla başlar. Yani imsaktır Ramazan'da aslolan. İmsaktan önce sahur yapmak ve oruca niyet etmek, sonrasında sabırla, şükürle, tevekkülle, Allah'ın verdiği nimetlerin değer ve kıymetini anlayarak, açlığın fizyolojimizde meydana getirdiği acizlik hissiyle kul olduğumuzun farkına vararak oruç tutma ayıdır Ramazan.
Açlıkla terbiye olma ayıdır, açlık edebiyatı yapma ayı değildir Ramazan.
Bütün konsantrasyonumuzun iftar sofrasına tabi olduğu, "açken ben, ben değilim" felsefesiyle çılgınca alışverişin yapıldığı bir ay da olmamalıdır Ramazan.
İftarın kelime anlamı orucu açmaktır. Bir hurma ile bir bardak suyla, bir çorba ve bir salata ile iftar yaparakta doyuluyorken, sofrayı boş yer kalmayacak derecede doldurmak ve tıka basa doyarak sofradan kalkmak, sonrasında akşam namazı, yatsı ve teravihten uzak durmak değildir Ramazan.
İftar sofrasına oturupta ezanı beklerken konsantre olunacak tek şey yemek değil duadır. Çünkü o an dualar reddolunmaz. Şöyle bir tefekkür etmek, düşünmek lazım. Helal kazanç ile aldığın ekmeği yiyemiyor, suyu içemiyorsun. Ezanı bekliyorsun. Bunun sebebini düşünecek, Allah'ın kudretini, varlığını, birliğini idrak edeceksin. Niçin aç kalındığının farkında olacak, binlerce kez Yaradana, verdiği nimetlere, sağlığına şükredeceksin.
En önemlisi Ramazan ayı ile kazanılan güzel hasletler devam edecek ki, Allah'a kul olmanın gereğinin sadece Ramazan ayında değil, diğer 11 ayda da yerine getirildiği gösterilsin.