26 Temmuz 2019 tarihinde yazmış olduğum köşe yazısında bahsetmişim İnebolu çarşısının cadde ve sokaklarını 35 yıl arşınlayan, köfte ekmek satarak rızkını çıkaran Köfteci Muzaffer büyüğümüzden.
Geçtiğimiz günlerde Ahirete uğurladık kendisini. Allah rahmetiyle muamele etsin, mekanı cennet olsun İnşallah...
Herkesin tanıdığı bildiği, bir vesileyle ekmek arası köftesini yediği, nezaketiyle ve esnaflığıyla göz aşinası olduğu, son dönemini ise gözlerden uzak evinde geçiren rahmetli Köfteci Muzaffer büyüğümüz için 7 yıl önce yazdığım yazı bir sefer daha okunsun istedim...
KÖFTE ARABASIYLA GEÇEN 35 YIL başlıklı yazımı aynen paylaşıyorum...
Geçmişte yaşadıklarımız ve gelecek için planlarımız...
Hayatın kısaca özeti bu değil mi?
Çalışmak zorunda olmak...
Rızkımızı ararken çabalamak...
İş kovalamak...
Sorumluluk sahibi olmanın gereklerini yerine getirmek...
Doğru olmayan ise fazla hırs yapmak.
Aslında temel felsefe kimseye muhtaç olmamak için çalışmak, çalışmak, çok çalışmak...
Gayet tabii çalışırken günlük yaşantımızın içinde o kadar farklı hikayelerle karşılaşıyor, enteresan olaylara şahit oluyoruz ki; bunların hayatın gerçeği olduğunu biliyor ve normalmiş gibi davranış sergilemeye devam ediyoruz.
Evet bu hikayelerden birisi de hergün "Köfte-Ekmek" diyerek rızkını arayan ve örnek almamız gereken bir esnaf büyüğümüz KÖFTECİ MUZAFFER.
İnebolu sokaklarını arşınlaması uzun yıllara dayansa da çocukluk yıllarında başlıyor çilesi. Çok küçük yaşta anne ve babasının vefatıyla başka köyde yaşayan bir aileye evlatlık gidiyor. Meşe kömürü yapıp satarak geçimini sağlayan aileye çalışkanlığıyla destek oluyor. Meslek öğrenme amacıyla Karahan'ın lokantasında çıraklık serüveni başlıyor. Liman inşaatını yapan firmada aşçılık yapıyor. Velhasıl kelam çeşitli işlerde ekmeğini kovalıyor. Fakat sonunda seyyar köftecilikte karar kılıyor.
Bizler onu uzun zamandır seyyar köftecilik yaparken tanıdık.
35 yıldır köfte arabasını dayanırken ya da sabit bir yerde arabadan tüten dumanın ve mis gibi kokan köftenin kokusuyla hafızamıza kazıdık...
Sabahın erken saatlerinde başlar önüne kattığı köfte arabasıyla rızık arayışı...
Bazılarının nasıl dükkânıysa ekmek teknesi, Muzaffer abinin de köfte arabası ekmek teknesi...
Pek çoğumuz tatmışızdır o doyumsuz lezzeti.
Izgarasında köfte pişerken tüten duman ve muhteşem kokusu cezbeder herkesi.
Mis gibi köfte kokusu sokağı kaplayıp, burunlara buram buram tütünce damaklarıda bayram ettirmek için yememek mümkün mü Muzaffer abinin köftesini...
Evet günün her saati ayağımıza gelen bu lezzet 35 yıldır devam ediyor.
Nerede insan kalabalığı varsa köfte arabası oraya sürülüyor.
Bayram, festival yada şenlikler yüz güldürüyor.
Muzaffer abimizin köfte ekmeği 9 Haziran stadında oynanan maçların vazgeçilmezi oluyor.
Dolayısıyla hergün taze taze köftesini hazırlayan ve satışa sunan Muzaffer abi rızkını kazanıp evinin yolunu tutuyor.
İnanıyor ve biliyoruz ki helâl rızık peşinde geçirilen bu 35 yıl ibadet hükmünde yer buluyor...
Evet; çalışarak, çabalayarak geçirilen bir ömür...
Tüm ölmüşlerimize ve Köfteci Muzaffer büyüğümüze Allah'tan rahmet diliyor, 3 İhlas bir Fatiha göndererek görevimizi yerine getiriyoruz İNŞALLAH.