Anasayfa » İNEBOLU
31 Ağustos 2025, 09:23 Editör:
HİÇBİR ŞEYİN YOKKEN GÖSTERDİĞİN "SABIR" İLE HER ŞEYİN VARKEN SERGİLEDİĞİN "TAVIR" SENİ ANLATIR
Bir insanı tanımak için uzun yıllar geçmesine gerek yoktur...
Hatta onunla yolculuğa çıkmaya, herhangi bir alışveriş yapmaya, aynı sofrayı paylaşmaya da...
Bazen sadece iki durum bütün hayatı özetler, geçmişi olduğu gibi gözler önüne serer...
Hiçbir şey sahibi değilken gösterilen "sabır", pek çok şeye kavuşulduğunda sergilenen "tavır"...
Sabır, yokluk içinde bile insanın vicdan terazisini ayakta tutan güçtür...
En küçük sıkıntıda feryadı basanla, koca bir dağın yükünü sırtında taşısa da tek kelime etmeyen insan bir değildir.
Sabır insanın içindeki gerçek asaletin ölçüsüdür.
Varlık sahibi değilken şükretmek, hiçbir sıkıntılı duruma şikayet etmemek, zorlukla kavga etmeden dimdik durabilmek, karakterin sağlam direklerinin göstergesidir.
Öte yandan insanın her türlü durumda takındığı tavır da aynı ölçüde önem arzeder.
Çünkü insana yakışan, insanı insan yapan tek şey "varlık" değildir.
Eline fırsat geçtiğinde, makam sahibi olduğunda, cebine para girdiğinde ya da alkışlar arasında yürüdüğünde nasıl bir tavır gösteriyor, budur aslında merak edilen?
İşte o zaman insanın gerçek yüzü ortaya çıkar. Kimisi küçülür insanlara kibirle yukarıdan bakar, kimisi büyür sahip olduklarını paylaşarak gönüllere dokunur. Yani tavır insanın aynasıdır.
Yokken sabreden, varken de alçakgönüllü kalabilen insan değer görür.
Sabır insanı olgunlaştırır, tavır yüceltir değerini artırır.
Günümüzde yoklukla sınanan sabırsızlara ve varlıkla şımaran tavır sahiplerine çok rastlanır. Bu yüzden insanlar arasındaki güven azalıyor, ilişkiler zedeleniyor.
Gerçek insanlık, imkansızlık içinde vakur durabilme, her türlü imkana kavuştuğunda mütevazi kalabilme sanatıdır.
Kısacası insanı anlatan kitap değil, dilinde dönen söz değil, üzerinde taşıdığı elbise hiç değil...
İnsanı anlatan iki şey vardır. Hiçbir şeyi yokken gösterdiği sabır, her şeyi varken sergilediği tavır.
| Bu haber 360 defa okunmuştur.