Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Danışma Kurulu Üyesi Dr. Demet Ensari Şaylı, İnebolu’da inanç turizmi projesi için eski Rum kilisesinin kalıntıları bulunan Geriş Tepesi’nde yatırım yapmaya talip olduklarını açıkladı.
Bir zamanlar eşsiz bir manzaraya sahip olan Geriş Tepesi, Cumhuriyetin ilanından önce İnebolu’daki Rumların toplanma ve ibadet mekanı olan Meryem Ana Manastırı’na ev sahipliği yapmıştı. Fener Rum Patriği Barthomoleus, 2002 yılında İnebolu’ya gelerek tarihi manastırın bulunduğu Geriş Tepesi’ni ziyaret etmiş, burada bulunan kilisenin Ortodoks cemaati için önem taşıdığını ifade etmişti.
Geriş Tepesi’nin zirvesindeki kiliseden geriye kalan kalıntılar zamanla ağaçlar, dikenler ve otlarla görülmez hale geldi. Geriş Tepesi’nin İnebolu’ya hakim eşsiz manzarası da büyüyen ağaçlarla kapandı.
Bürokratik engeller ve diğer nedenlerle bakımsız kalan Geriş Tepesi’ni inanç turizmine kazandırmak için uluslararası sağlık turizmi uzmanı Dr. Demet Ensari Şaylı girişimlere başladı. Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Danışma Kurulu üyesi Şaylı, “Devletimiz bize izin verdiği sürece bu değerli bölge için yatırım yapmaya hazır olduğumuzu, temaslarımızın sürdüğünü, yap işlet devret modeline de sıcak baktığımızı belirtmek isterim.” açıklamasında bulundu.
Dr. Şaylı açıklamasında şunları söyledi:
“İnebolu’ya gidip manastırı gösteren işaret levhalarını takip ettiğinizde ne yazık ki sizi tarihi bir kalıntı yerine etrafı boş şişeler ve piknik çöpleri ile dolu bakımsız bir yıkıntı karşılıyor. Halbuki tarihi değeri çok büyük olan bu yer değerlendirilip orijinal yerinde benzer yapısında tekrar inşa edilip inanç turizmine açılsa, zamanında rutin hale gelmiş 15 Ağustos panayırı tekrar canlandırılsa, turistlerin meşe ağaçlarının oluşturduğu haç işaretini görmeleri için balon turları düzenlense ve bu kıymetli alan ile inanç turizmi kapılarını tüm dünyaya açsak Kastamonu ilimiz ve İnebolu ilçemiz için de faydalı olmaz mı? Dünyada şu an 225-300 milyon kişi civarında bir Ortodoks cemaati var olduğu düşünülürse bu yerin inanç turizmi açısından da ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu anlamamız mümkün.”
Bu konuda yaptıkları çalışmalar hakkında da bilgi veren Şaylı sözlerini şöyle sürdürdü:
“TBMM, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü nezdinde temaslarda bulunduk. Buranın öneminin altını çizdik. Devletimizin bu kaynağı değerlendirmesi ve buna bağlı turizm girdisinin artması ile İlçe’nin de istihdam ve refah düzeyinin artması gibi büyük bir fayda sağlayacağı yadsınamaz bir gerçektir. Devletimiz bize izin verdiği sürece bu değerli bölge için yatırım yapmaya hazır olduğumuzu, temaslarımızın sürdüğünü, yap işlet devret modeline de sıcak baktığımızı belirtmek isterim.”
GERİŞ TEPESİ HAKKINDA BİLGİ
Uluslararası Sağlık Turizmi Uzmanı Dr. Demet Ensari Şaylı, Geriş Tepesi ile ilgili şu bilgileri de paylaştı:
İnebolu Belediyesi’nin internet sitesinde yer alan bilgilere göre Geriş Tepesi; İlçenin güneyinde , 495 m yüksekliğindeki tepedir. İnebolu’da ki üç önemli kale kalıntısından birinin bulunduğu yerdir. Buradaki düzlüklerde hangi tarihte yapıldığı kesin bilinemeyen büyük bir manastır kalıntıları vardır. Manastırda sarnıçlar, sütun ve kitabeler mevcuttur. Sütun ve üzerindeki monogram Bizans özellikleri yansıtmaktadır. Çevresinde bir çok misafirhane ve dükkanların bulunduğu kalıntılardan anlaşılmaktadır.
Geriş Tepesinin Cumhuriyet Döneminden önce İnebolu’da oturan Rum halkı için özel bir yer olduğu, her yılın 15. Ağustos günü burada büyük bir panayır kurulduğu, şenlik ve ayinler düzenlendiği ve çevredeki diğer merkezlerde oturan Rumların bu toplantılara katıldığı bilinmektedir. Bir rivayete göre; Rumlar İnebolu’dan ayrılmadan önce Manastırın bulunduğu Geriş Tepesine haç şeklini alacak şekilde ağaçlar diktikleri söylene gelir. Baharda ağaçların renkleriyle oluşan bu haç şeklinin görülmesi mümkündür.
Geriş Tepesi; trekking (doğa yürüyüşü sporu) yapabileceğiniz; yeşilin her tonundan, mavinin sonsuzluğuna uzanan doğal güzellikleri görebileceğiniz temiz havayı, bol oksijeni içinize çekebileceğiniz bir yer.
19. YÜZYILDA PONTUS İNEBOLU’DA GERİŞ TEPESİ’NİN ÖNEMİ
İnebolu’daki Geriş Tepesi'nde yaklaşık 100 yıl önce haç şeklinde ekilmiş meşe palamutları bulunması üzerine uzmanlarla yapılan toplantıların ardından bölgede yaptıkları araştırmalara göre bu çapraz şekilli ağaçların yaklaşık 100 yıllık olduğunu ve her 10 metrede bir dikildiğini belirttiler. Yoğun kestane ve meşenin olduğu Geriş Tepesi'nde, çapraz şeklinde dikilen ortalama 100 yıllık meşe palamutlarının dikiminin tesadüf olmadığını gösteriyor bize.
Osmanlı-Yunan Savaşları başladığında, 1897 yılında Amerika'dan gelen Romalı bir mülteci olan "Klamatyus" adında bir papaz İnebolu’ya gelerek Geriş tepesindeki manastırda Rum köylülerine bir süre vaaz vermeye başlar. Daha sonra görevini "Hacı Ligorun Yorgi" (Belli ki Hadzigrigoriou George) adında bir papaza bırakır. Ligor = Gregory). "Hacı Grigorun Yorgi", 15- 30 Ağustos tarihleri arasında İnebolu’da on beş günlük bir festival ve kutlama düzenler.
Çevredeki toplulukların temsilcilerini ağırlamak amacıyla manastırın kuzey ve güney kısımlarına da iki kanat eklenir.
Sultan 2. Abdülhamid’in o yıllarda casuslarından aldığı bilgilere göre manastır görevini aşmış ve silah deposu olarak kullanıldığı söylenmiştir. Bunun üzerine manastır kapatılmıştır. 1923 yılında Rumlar’ın şehri terk etmesinden sonra manastır tamamen yıkılmıştır.