İnebolu Gündem Gazetesi
İNEBOLU KASTAMONU İLÇELER
YARATICIYA İSYAN ETMEKTarih 26 Şubat 2026, 12:17 Editör: Editör

YARATICIYA İSYAN ETMEK

Başkasına muhtaç olan kimse fakirdir.
İnsan esaslı bir acziyet içindedir. Bu “hudutlu” ve “eksik” dünyanın en şerefli mahlûku insan olduğu hâlde yine de fakirdir, yalnızdır, çaresizdir…
İman bir yanıyla bu acziyetin şuuruna varmak ve bu şuurla asıl mülk sahibinin Allah olduğunu bilmesi, idrak etmesi ve bu şuurla yaşaması gerekir.
Ne kadar mal mülk ve servet sahibi olursan ol, illa ki birine veya birilerine muhtaçsın! Hasta olursun, doktora, tedaviye ve ilaca ihtiyaç duyarsın. Acıkırsın yemeye ihtiyaç duyarsın, seyahat için araca ihtiyaç duyarsın vs. Hiçbir şeye, hiç kimseye muhtaç olmayan sadece Yüce Allah’tır.
Biz kullar ve bütün varlıklar mülkün asıl sahibi olan Allah’a muhtacız!
Allah’a kul olmanın idrakinin gereğidir ki, kulluk vecibeleri içinde yaşamaktır. Yani iman etmek ve O’na isyan etmekten sakınmak.
“Bilinmelidir ki, Allah’a isyan etmek; elest bezminde (Allah ruhlarımızı yarattığında onlara sordu;
“Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” onlar da “Evet Ya Rabbi, sen bizim Rabbimizsin” dediler. Böylece Rabbimizle ahit imzalandı.) O’nunla yapılan ahdi bozmak, O’nun dostluğundan düşmek, O’nu değil de başkalarını tercih etmek, nefsin şehvetlerine uymak, hayâ gömleğini çıkarıp atmak ve Allah’ın rızasına uygun olmayan şeyler yapmak demektir.
Cenâb-ı Allah’a isyan etmenin bazı zâhiri ve bâtinî alametleri vardır.
Zâhiri (dış) alametler; uzuvların günahlarla kirlenmesi, gözlerden Allah için yaş akmaması, ibadetler hususunda gevşeklik, haramlardan sakınmama, nefsinin arzularını elde etmeye karşı hırslı olmak ve ibadet yaparken hissedilen huzur hâlinin kaybolması gibi hususlardır.
Bâtıni (iç) alametleri ise; kalp katılığı, günah işlemekte ısrar, nefsani arzulardan dolayı kalbin daralması, ibadetlerden tat almamak, kalbi ifsat ederek orada nurların parlamasına mâni olan şeylerin ardı ardına gelmesi, şehevi isteklerin kalbi sarması, şüphelerin sürekli vârid olması, ahiretin ve hesap günü sorguya çekilmenin unutulması gibi hususlardır.”
“Bir kadının on tane çocuğu olsa” diyor bir tasavvuf büyüğü, “Bu çocukların dokuzu ölse. Kalan tek çocuğu üzerine titremez mi? Olanca sevgi, merhamet ve özeni o son çocuğuna göstermez mi?” Ömrünün önemli bir kısmı heder olup gittiyse, kadının o tek çocuğuna gösterdiği ihtimamı sen de kalan ömrüne göster.
Gözünde bir rahatsızlık peydahlanınca, işlerini ve dünyanın güzelliğini iyi görmek için tedavi olmaya çalışırsın. Peki, kalp gözün/basiret gözün kör olmuş, uhrevî âlemi görmek için kalp gözünü açmaya çabalamazsın, niye?
Sultanın bir veziri olduğunu düşün. Bu vezir işlerini doğru dürüst yapmıyor, sultanın fermanlarına aykırı davranıyor. Devlete ve ülkeye zarar veriyor. Sultan bu veziri ne yapar? Azleder, yani görevden alır, uzaklaştırır, hatta cezalandırır. Nefs bu kötü vezir gibidir, sürekli sahibine zarar verir. O hâlde azlet nefsini!
Yine kadının sana sadakatsizlik yapıyor farz edelim. Evin düzenini korumuyor. Ne yaparsın, boşarsın değil mi? O hâlde nefsini boşa gitsin!
“Şehevî isteklerden daha güçlü bir muhalif, şeytandan daha güçlü bir düşman yoktur!
Sana gelecek olan manevi yardıma, kibirden daha fazla mani olacak bir şey yoktur. Zira yağmur suları alçak yerlere birikir, dağ tepelerinde değil. Kibir sahibi kimselerin kalpleri de bu şekildedir. Rahmet, o kimselerin kalplerinden akıp giderek tevazu (alçak gönüllülük) ehlinin kalbine inip yerleşir.
Kibirliden kastedilen, elbisesi güzel olan değil, Hak’ı kabule yanaşmayan kimsedir. Kibir, Hak olanı kabullenmemek ve insanları hakir görmektir. Kibrin sadece vezirde ve dünya ehlinde olduğunu sanma. Aksine akşam yiyecek bir şey bulamayan bir fakirde de kibir bulunabilir. Kibir, Cenâb-ı Hakk’ın yarattıklarına karşı büyüklük taslamak anlamı taşıdığından sahibinin hâlini bozar. Esir olan veya hapishaneye düşen kimsenin musibete uğradığını düşünme, asıl musibet (bela) içinde olan, Rabbinin emir ve yasaklarına riayet etmeyerek tertemiz olan beden ülkesini günah pisliği ile kire bulayandır.”
“Âhir zamanda insanlar evlerinden imanlı çıkıp, akşam imansız olarak eve dönenler olacaktır.” ve “âhir zamanda okun yaydan çıktığı gibi imandan çıkacaklar” meâlide hadis-i şerif hatırlıyorum. Nihayetinde yani hayatımızın sonunda bize lazım olacak yegâne şey Allah’a imandır. Malın-mülkün, çoluk çocuğun, makam ve mevkiin, arkadaş ve dostun, nam ve şöhretin hiçbir fayda sağlamadığı âhiret yurdunda biricik kurtarıcımız iman olacaktır. Demek oluyor ki, asıl ve kalıcı servet dünyalık değil, iman yani Müslümanlık servetidir.
“İman ettim” demekle de iş bitmiyor, hayatımızı Allah’ın emir ve yasaklarına göre tanzim ederek “inandım” hükmümüzü doğrulamak durumundayız. İslâm ahlakını kuşanmak, içimiz ve dışımızla Hakk’tan ve hakikatten yana olmak borcundayız. Belki farkında bile olamadığımız nice günahlar vardır ki, sahibini şirke yani Allah’a ortak koşmaya varır. Bunun gibi haller imanı silip süpürür ve (Allah muhafaza) imansız olarak yola çıkmaya sebep olabilir.
  (İbn Atâullah el-İskenderî Hazretlerinin “Gelin Tâcı” adlı eserinden yararlanıldı.)


  |  Bu haber 80 defa okunmuştur.

Facebook  Twitter  Google  StubmleUpon 

İNEBOLU  KATEGORİSİNDEN HABERLER

ÇOCUKLUĞUMUZUN RAMAZANLARI!

ÇOCUKLUĞUMUZUN RAMAZANLARI! Başlığı attım ama, hafızamda kalanların hangi cümleleri oluşturarak yazıyı tamamlayacağını inanın bilmiyorum...

RAMAZAN AYINI DÜŞÜNMEK

RAMAZAN AYINI DÜŞÜNMEK İbadetlerin sayılamayacak kadar fazilet ve hikmetleri var.

ÇOCUK GÜNDÜZ BAKIMEVİ AÇILIŞA HAZIRLANIYOR

ÇOCUK GÜNDÜZ BAKIMEVİ AÇILIŞA HAZIRLANIYOR Belediye Başkanı Engin Uzuner, yapımında sona gelinen Çocuk Gündüz Bakım Evi’nde incelemelerde bulundu ve çok yakın...

RAMAZAN "NEDİR", "NE DEĞİLDİR?"

RAMAZAN Lâyıkıyla yaşamaya çalışır ve çabalarsak Ramazan ayının manevi havası bedenimizi sarar...

AQUA PARK PROJESİNDE ÇALIŞMALAR HIZ KAZANDI

AQUA PARK PROJESİNDE ÇALIŞMALAR HIZ KAZANDI Belediye Başkanı Engin Uzuner’in öncülüğünde hayata geçirilmesi planlanan Aqua Park Projesi’nde çalışmalar aralıksı...

ÖLÜM, AH ÖLÜM!

ÖLÜM, AH ÖLÜM! Bütün mahlûklar, biz insanlar da dâhil, “zaman ağı” içinde yaşlanıp ihtiyarlamaya, eskiyip bozulmaya, ölüme, “yok o...

BABALAR BAZEN EVLADINA KIZAR, AMA EVLAT "NE YÜREKTEN", "NE DE AKILDAN" ÇIKAR

BABALAR BAZEN EVLADINA KIZAR, AMA EVLAT Delikanlı 16 yaşındaymış ve babasıyla yaşadığı bir tartışmadan dolayı evi terk etmiş !

KÜLTÜR VE SANAT NE OLA Kİ?

KÜLTÜR VE SANAT NE OLA Kİ? Bütün şubeleriyle sanat, “iyi, doğru ve güzelin”, “kötü, yanlış ve çirkine” karşı duruşudur, bir yanıyla. İnsanoğlu...

İNEBOLU DERNEKLERİ İSTANBUL'DA BULUŞTU: "BİZ BİRLİKTE İNEBOLU'YUZ"

İNEBOLU DERNEKLERİ İSTANBUL'DA BULUŞTU: İnebolu Dayanışma Derneği (İne-Der) Yönetim Kurulu ev sahipliğinde, uzun süredir gerçekleştirilemeyen İnebolu derne...

Basın İlan Kurumu


ANKET

Siteyi Nasıl Buldunuz?




Tüm Anketler

Tüm videolar

  HIRSIZLIK ANI KAMERAYA TAKILDI
 

HIRSIZLIK ANI KAMERA

İzlenme:129726

   
  Mustafa Gökhan Gülşen ile röportaj
 

Mustafa Gökhan Gülşe

İzlenme:114722

   
  İnebolu Pazarı
 

İnebolu Pazarı

İzlenme:135146

   
  İnebolu Tanıtım
 

İnebolu Tanıtım

İzlenme:120434

   

HAVA DURUMU

Yazar Girişi| Mail | Reklam ver

inebolugündem İnebolu Gündem Gazetesi
Tüm hakları saklıdır. Yayınlanan içerikler izinsiz kullanılamaz.
- Altyapı: MyDesign