54 yıl önce 6 aylıkken toprağa giren kardeşim "LEVENT" ile, 38 yıl önce 21 aylıkken yine toprak olup Ahirete göç eden kardeşim "BUKET" Annelerini karşılayıp Cennete birlikte girecekleri günü bekliyorlar şimdi.
Hadis-i Şerif'ler ışığında bunu böyle biliyor ve inanıyoruz şüphesiz.
Peki biz Anne yokluğuna nasıl alışacağız...
"Beş kardeş" hasretine nasıl dayanacağız !
Biliyoruz ki alışmak ve dayanmak zorundayız...
Birbirimize kenetlenecek, destek olacak ve dayanışmanın en güzelini sergileyeceğiz.
Annemizin varlığından güç alıyor, nefes alıp verişi yetiyor, her daim yanımızda olduğunu hissediyor, dağ gibi arkamızda duruşundan destek alıyorduk.
Dolayısıyla; Annemizin istediği şekilde yaşamaya devam edeceğiz...
Hayat devam ediyor olsa da, günlük koşuşturmaca bizlere her şeyi unuttursa da !
"Mübarek Ramazan ayında Rahmeti Rahman'a kavuşmak herkese nasip olmaz" düşüncesiyle moral bulacak, "Ne kadar çok seveni varmış Canım Annemin" diyerek motive olacağız.
Anne kokusu, kokuların en güzeliymiş; Allah'a binlerce kez hamdolsun ki koklamaya ve beraber vakit geçirmeye fırsatımız oldu.
Canım Annemin sevgisini katarak yaptığı birbirinden lezzetli yemekleri de özleyecek belki de birlikte yiyerek zevk aldığımız yemekleri aynı şevkle yiyemeyeceğiz artık.
1982 yılı Eylül ayında lise birinci sınıf öğrencisiyken gurbetle tanışmış, anne hasretiyle yanıp tutuşmuş, çocuk denecek yaşta oluşumdan mı kaynaklanmıştı o hasret bilememiştim. Şimdi 56 yaşındayım, fakat aynı özlem ve hasret duygusunu taşıyor, Canım Annemi şimdiden çok özlüyorum. Demek ki Anne sevgisinin yaşı yokmuş. Anne özlemi her daim yaşanıyor ve bitmiyormuş...
Evet 25 Mart 2024 Pazartesi Ramazan ayının On beşinci günü, Canım Annemden ayrıldığımız, unutulmayacak bir tarih olarak hafızamızda yerini aldı.
Bu vesileyle uzaktan ve yakından gelerek cenaze merasimine iştirak eden, telefonla arayıp acımıza ortak olan dost,akraba ve sevenlerimize teşekkürü bir borç bilirim. Allah cümlesinden razı olsun İNŞALLAH.