Cemiyet insanıydı, bu özelliğinden dolayı çeşitli sıkıntılarla karşılaştı fakat doğru bildiği yoldan hiç sapmadı.
Namaz ehliydi, din hizmetinde bulunmaktı gayesi, çeşitli zorluklar O'nu yıldırmadı. Rahatsızlık duymadı. Çünkü biliyordu ki mükafat Allah'tandı.
Çizgisini hiç bozmadan, kişiliğinden ödün vermeden yaşadı ve çok sevdiği İnebolu'da, tıpkı rahmetli babası Muhittin İşeri gibi "iyi insan" olarak hoş bir sada bıraktı.
İsmail kardeşimizi bazen dükkânının önünü süpürürken, işyerinin camını silerken, camiye girerken-çıkarken, bisikletiyle evine giderken görürdük...
İyi bir eş, saygılı bir kardeş, çocuklarına düşkün bir baba olarak bilirdik.
Hastalanmadan çok kısa bir süre önce iki defa kendi işyerinde oturduk, pek çok farklı konuda sohbet ettik. Ne de iyi etmişiz. O anı değerlendirdik. Tekrarı olamayacak istişarelerde bulunduk.
3-4 ay sıkıntılı günler geçirdi, hastalıkla mücadele etti ve maalesef Allah'ın verdiği dünyadaki ömür nimeti son buldu.
Ebedi hayatını Cennette geçireceğine olan inancımız tam.