Belki küçümsenebilir, belki de görmezden gelinebilir ahalimiz tarafından..!
Ben takdir ediyorum kardeşim, kim ne düşünürse düşünsün çokta önemli değil !
Gelelim "kendi küçük, anlamı büyük" bu hizmete...
Bir kaç gün önce bir işim için gittiğim Kastamonu'da işimi bitiriyor ve İnebolu'ya dönüş için yola çıkıyorum. Yol boyu radyo açık, Trt fm dinliyorum. İnebolu'ya yaklaşık 11-12 kilometre kala yolun sağında toprağa çakılmış bir tabelâ görüyor, istemsiz bir şekilde okuyorum...
Allah Allah böyle bir şeyle ilk defa karşılaşıyor, 5-10 saniyelik bir şaşkınlık geçiriyor, hızla "ben bugün SALEVAT getirdim mi" diye hafızamı yokluyorum.
Cevap tabii ki "hayır"...
Bir koşuşturmacanın içinde savrulup gidiyor, sanki zamanla yarış ediyor, hiç bir şeyi yetiştiremiyoruz vesselâm !
Neyse; radyoyu kapatıyor, (Allah kabul etsin) İnebolu'ya kadar Salevat getiriyor, O tabelâyı yazan-yazdıran, çakan-çaktıran her kimse Allah razı olsun diyor, dualar ediyorum.
Bu tabelâyı yaptırıp, bu şekilde yol boylarında görünen yerlere çakma fikri, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bir projesi olabilir, ya da İnebolu İlçe Müftülüğü'ne ait bir fikrin icraatı denilebilir, belki de bireysel bir düşüncedir kimbilir...!
Fakat bizim için önem arzeden şudur ki; bu güzel hasletin akıllara getirilmesi ve o anda onlarca Salevat getirilmesine vesile olunması...
Tabii ki her okuyan benim gibi davranacak diye bir kaide yok ama tabelâyı okuyan yüz kişiden on kişinin Salevat getirmesi sağlansa kazanç gözüyle bakılmalıdır.
Çünkü müminler getirdiği her Salevat ile Peygamber Efendimize (S.A.V) dua etmiş, hatırlamış, irtibat kurmuş, şefaatini kazanmaya gayret etmiş olur.
Peygamberimiz (S.A.V) bir gün minbere çıkarken "Amin" diyor.